Mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemi desteğe ihtiyaç duyuyor
Dyt. Elif Oruçoğlu
Medar Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı
Sıcak yaz günlerinin bizlere iyiden iyiye veda ettiği şu günlerde bedenimiz kadar ruh
hâlimizin de değiştiğini fark ediyoruz. Sinirlilik, uykusuzluk, cilt kuruluğu, viral hastalıklar,
mevsimsel alerjiler, yorgunluk ve baş ağrısı şikayetleri daha sık gündeme geliyor. Bilimsel
olarak tam anlamıyla açıklanamasa da sıcaklık, nem ve atmosfer basıncındaki değişimlerin
kimyamızı ve hormonal dengemizi etkilediği; vücudumuzun sıcak-soğuk geçişine hazırlık
yaptığı düşünülüyor.
Bu nedenle, mevsim geçişleri bağışıklık sistemimizin biraz daha özen istediği dönemlerdir.
Yaşam tarzımızda ve beslenme alışkanlıklarımızda yapacağımız küçük ama etkili
değişikliklerle hem daha dirençli hem de daha zinde bir dönem geçirmemiz mümkün. İşte
sonbahara bedenimizi uyumlayabilmek için birkaç önemli nokta:
Mevsim çorbalarına yer verin. Soğuyan havaya uyum sağlayabilmek için et veya tavuk
suyu ile hazırladığınız, içine mevsim sebzelerini eklediğiniz çorbalar doğru bir başlangıç
olacaktır.
Baharatların gücünden yararlanın. Zencefil, zerdeçal, kırmızı biber ve karabiberin
termojenik (vücut ısısını artırıcı) etkisi bağışıklığa destek olur.
Renkli tabaklar oluşturun. Sebzelerdeki her farklı renk farklı bir antioksidan demektir. Ne
kadar çok renk, o kadar koruyucu etki.
Omega-3’ü unutmayın. Bağışıklığı güçlendiren, inflamasyonu azaltan ve beyin sağlığını
destekleyen omega-3 yağ asitlerini vücudumuz üretemez. Bu dönem, mevsiminde taze deniz
balıklarını sofraya taşımanın tam zamanıdır.
C vitamini desteği alın. Portakal, mandalina, greyfurt ve koyu yeşil yapraklı sebzeler
bağışıklık için önemlidir. Salatalara limon eklemeyi unutmayın.
Bitki çaylarıyla destek olun. Kuşburnu, yeşil çay ve ıhlamur gibi çaylar hem iç ısıtır hem de
bağışıklığa destek verir.
Su tüketimini aksatmayın. Soğuk havada susama hissi azalsa da vücudun su ihtiyacı devam
eder. Günde 2–2,5 litre su içmeyi alışkanlık haline getirin.
Hareket ve uykuyu ihmal etmeyin. Günde 40–45 dakikalık tempolu yürüyüş hem enerjinizi
yükseltir hem de uyku kalitesini artırır.
Melatonin dengesine dikkat edin. 23.00–05.00 saatleri arasında karanlık bir odada, mavi
ışıktan uzak uyuyarak vücudun biyolojik ritmini koruyabilir; kaygı ve stres düzeyinin
azaldığını gözlemleyebilirsiniz.
Sonbahar, doğanın yavaşladığı bir dönemdir. Bizler de bu ritme uyum sağladığımızda
bedenimiz ve zihnimiz kendini daha güçlü hisseder. Unutmayalım; küçük ama doğru adımlar
büyük fark yaratır.