Belediye Başkanı Seçimi Aslında Sosyal Politika Aktörü Seçimidir!

22 Şubat 2024 15:47
Yerel seçimlerin yaklaştığı, listelerin kesinleştiği bu ortamda kararımızı verirken ‘sosyal’olana odaklanmalıyız.

Yani toplum adına ve toplum için olana. Bu noktada şu soruyu soralım:
Belediye seçimleri ile sosyal politikaların bir ilişkisi, bir bağlantısı var mıdır?
Yerel yönetimler dediğimiz, il özel idareleri, büyükşehir, il, ilçe ve belde belediyeleri ve
köyler bir anlamda sosyal politika oluşumuna ve uygulanmasına hizmet eder. Özellikle
belediyeler sosyal politikaların geliştirilmesi için önemli kaynaklar sunar. Anayasa’da
belediyeler için; bulunduğu bölgenin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla organize edilmiş kamu
tüzel kişileridir şeklinde bir tanım yapılmıştır. Sosyal politika her ne kadar merkezi yönetimin
görev alanında olsa da belediye görev ve sorumluluklarına ilişkin kanun maddelerine
baktığımızda belediyelerin bu alanda bir aktör olduğunu anlayabiliriz.
5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nda büyükşehir belediyelerine yasa ile verilen bazı
sosyal politika görev ve sorumlulukları bulunur. Kanunun 7. maddesinin “n” fıkrası;
büyükşehir belediyelerine gerektiğinde sağlık, eğitim ve kültür hizmetleri için bina ve tesisler
yapmak, kamu kurum ve kuruluşlarına ait bu hizmetlerle ilgili bina ve tesislerin her türlü
bakımını, onarımını yapmak ve gerekli malzeme desteği sağlamak şeklinde görevler verirken,
“v” fıkrası; sağlık merkezleri, hastaneler, gezici sağlık üniteleri ile yetişkinler, yaşlılar,
engelliler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik her türlü sosyal ve kültürel hizmetleri
yürütmek, geliştirmek ve bu amaçla sosyal tesisler kurmak, meslek ve beceri kazandırma
kursları açmak, işletmek veya işlettirmek, bu hizmetleri yürütürken üniversiteler, yüksek
okullar, meslek liseleri, kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapmak
görevlerini vermiştir. 5393 sayılı belediyeler kanununun üçüncü bölümünde belediyelerin
görev ve sorumlulukları belirtilmiştir. Özellikle, kanunun 14.maddesinin ‘‘a’’ bendine
eklenen; Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyeler, kadınlar ve
çocuklar için konukevleri açmak zorundadır. Diğer belediyeler de mali durumları ve hizmet
önceliklerini değerlendirerek kadınlar ve çocuklar için konukevleri açabilirler şeklindeki ifade
belediyelerin sosyal politika uygulamaları için başat aktör olduğunu kanıtlar niteliktedir. Yine
aynı kanunun ‘‘b’’bendinde geçen: Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası,
belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir. Belediye hizmetleri,
vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda engelli,
yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır, ifadeleri merkezi
yönetimin sosyal politika uygulamaları açısından belediyeleri maddi olarak güçlendirmesi

gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu maddeye dayanarak belediyeler maddi yardım
vaatlerinde bulunabilmekte ve seçim yarışında öne geçebilmektedir.
Toplumsal refah için sosyal politikaların ihtiyacını ilk hisseden kurumlar yerel yönetimlerdir.
Özellikle belediye başkanlarının toplumsal refah konusuna bakış açısı, sosyal politika
bilincine sahip olması ve bu noktada elini taşın altına koymaktan çekinmeyecek bir kişilik
özelliğine sahip olması tüm dezavantajlı kesimlerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi ve bunlara
ilişkin politikalar geliştirilip uygulanması açısından çok önemlidir. Dolayısıyla tercihimizi
yaparken adayların belediye kanunlarında bulunan görev ve sorumluluk alanına ilişkin
maddeleri karşılayacak şekilde ne icraatlar gerçekleştirdiğini araştırmamız ve vaatlerinin de
bu kapsamda olup olmadığına dikkat etmemiz isabetli bir karar için gerekendir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X