MUTSUZLUĞUN SEBEBİ: EKSİK İSTİHDAM
İşgücü piyasasına giren, istihdamda olan ve özellikle beşeri sermaye yatırımı yapan kişilerle
konuştuğum zaman birçoğundan işleriyle ilgili mutsuzluk öyküleri dinliyorum. Bu
mutsuzluğun kök sebebini irdelediğimde ise kişisel sebeplerin yanı sıra işgücü piyasasının
ürettiği bir durum olan eksik istihdam sorunundan kaynaklandığını görüyorum. Eksik
istihdam kişilerin çalışmaktan ve işlerinden duydukları tatmin hissini, kişilerin geleceğe dair
umudunu ve kendine yatırım yapma durumunu etkileyen, ülkenin ise ekonomik durumuna
etki eden bir faktör olarak önemlidir.
Eksik istihdam, kişilerin işlerinde tam potansiyellerini kullanamamalarını veya ihtiyaç
duydukları gelir ve çalışma koşullarına ulaşamamalarını ifade eder. Eksik istihdam, bir kişinin
istihdam edilmesine rağmen eğitim seviyesi, mesleki becerileri ya da kariyer hedefleri
doğrultusunda yeterli olmayan veya uygun olmayan bir işte çalışmasıdır. Örnek olarak bir kişi
eğer tam zamanlı bir işte çalışmak istiyor ancak yarı zamanlı bir işte çalışıyorsa diğer bir
ifadeyle çalışmak istediği saat ve aldığı ücreti arttırmak istemesine rağmen işgücü
piyasalarının sınırlılıkları sebebiyle bu isteğini karşılayamıyorsa, eğitim, beceri ve
yeteneklerinin altında, tam potansiyelini kullanamadığı bir işte çalışmak durumunda kalıyorsa
ya da tam tersi olarak kişi kısa sürede bitirilecek bir işte tam zamanlı olarak çalışıyor fakat bu
işin üretkenliği azsa, kendi yeterlilik ve yetkinliklerine göre daha fazla bilgi, beceri ve tecrübe
gerektiren bir işte çalışıyorsa eksik istihdam durumu yani iş tatminsizliği ve mutsuzluk ortaya
çıkar.
Toparlamak gerekirse, eğitim ve işgücü piyasalarındaki uyumsuzluk, ekonomik sorunlar, yeni
teknolojilerin ortaya çıkması ve aranan niteliklerin değişmesi gibi yapısal değişiklikler, iş
fırsatları bakımından bölgesel farklılıklar eksik istihdamı oluşturan nedenler olarak
sıralanabilir. Çözüm ise bu nedenlere yönelik aşağıdaki gibi çalışmalar yapmakta ve
politikalar üretmektedir:
Eğitimde gereklilikler ile işgücü piyasasındaki gerekliliklerin uyumlu olması, işgücü
piyasasındaki değişikliklere göre eğitim sisteminin güncellenmesi.
Mesleki eğitim programlarının artırılması.
İşverenlerin yetenek yönetimi stratejilerini geliştirmesi.
Sürekli eğitim fırsatları sunularak iş gücünün değişen ekonomik koşullara adapte
olmasının sağlanması.
Sektör ve üniversite işbirliklerinin yapılması
İstihdam teşvikleri verilmesi
Kişilere etkin iş arama yöntemleri hakkında bilgilendirme yapılması
Yukarıda belirttiğim ve literatürde başka çeşitlerine de rastlayabildiğimiz çözüm önerileriyle
eksik istihdamın yerini tam istihdamın alması; işsizliğin azalması, kişilerin refah seviyelerinin
artması, üretim ve gelirin artmasıyla ülke ekonomisinin krizden korunması, kişilerinin iş
tatmini ve motivasyonunun artması gibi faydalar ortaya çıkmış olacaktır. Tam istihdam ülke
ekonomileri için her zaman sürdürülebilir olmasa da eğitim ve işgücü piyasası arasındaki
kopukluğun giderilmesiyle bu ideale oldukça yaklaşılmış olur.
Türkiye’de eğitim ile işgücü piyasasının arasındaki kopukluğu bize ‘ne eğitimde ne de
istihdamda’ olanların durumu gösterir. TÜİK verileri üzerinden takip edebileceğimiz bu
durum, eğitimini tamamlamış, işgücüne katılmış ancak işgücü piyasasına girememiş bunun
sonucunda da ya iş aramaktan vazgeçmiş ya da eksik istihdamda olanları tanımlar.
Dünya Ekonomik Forumu’na göre emek piyasalarında bugün ihtiyaç duyulan becerilerin beş
yıl içerisinde %35’i değişecektir. Türkiye dünyada yaşanan gelişmelere göre eğitim sistemini
ve müfredatını revize ediyor ve meslek edindirmeye yönelik eğitime ilişkin yeni kurumlar,
yeni lisans veya lisansüstü bölümleri açarak düzenlemeler yapıyor. İşlerin ‘düzgün iş’ olması,
iş kanununun çalışan hakları odaklı olması, dijital dönüşüm çağında yeni çalışma biçimlerinin
sömürüye dönüşmemesi de üzerinde durulması gereken önemli sorun alanlarıdır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- TOPLUM, TEKNOLOJİ VE BİLİM PARK 27 Ocak 2026 Salı
- Sosyal Politika Biliminin Kadın Sağlığına Bakışı 05 Kasım 2025 Çarşamba
- MAHREMİYET Mİ, MAĞDURİYET Mİ? MÜSLÜMAN KADINLAR SPORDA NEYİ SEÇMEK ZORUNDA KALIYOR? 07 Ağustos 2025 Perşembe
- İslam’ın Sosyal Adalet Anlayışı ile Modern Sosyal Politika: Sunulan İki Yol, Ortak Hedef 08 Mayıs 2025 Perşembe
- BİR SOSYAL POLİTİKA ARACI OLARAK İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İDEALİTE - REALİTE 06 Şubat 2025 Perşembe
- Uluslararası Göç’e Bakış 11 Kasım 2024 Pazartesi
- YENİ YOKSULLUK VE SOSYAL DİYALOG 23 Ağustos 2024 Cuma
- Devlet ve Kadın 09 Temmuz 2024 Salı
- LEVİATHAN: Benim İçin Bana Ait Olanı Sen Koru Ancak Beni Öldürme! 09 Mayıs 2024 Perşembe
- Teknoloji Geliştikçe Çalışma Saatleri Uzuyor! 26 Mart 2024 Salı