SORUN-GELİŞME-ÇÖZÜM

08 Şubat 2024 13:59
Bir önceki yazımda sosyal dışlanma sorunu olan yoksulluğu sömürgeci batı ekseninde, dünyadüzeyinde aktarmıştım.

Bu yazımda ülkemizdeki yoksulluk sorunundan bahsetmek istiyorum.
Çok boyutlu olan bu sorunu tek sayfaya sığdırmak elbette zor.
Yoksulluk ülkemiz için yeni bir sorun değil. Toplumun büyük bir çoğunluğu bir şekilde,
hayatlarının bir döneminde yoksullukla mücadele etmiştir. Tarihimiz boyunca yaşanan
savaşlar, terör sorunları, doğal afetler, siyasal rejimler, ayrımcılıklar, ekonomik krizler, eğitim
ve vasıf sorunları, iş ve eğitim uyumsuzluğu, işsizlik ve son olarak pandemi şeklinde
sayabileceğimiz bireysel, toplumsal ve devlet düzeyinde yaşanan tüm olguların yoksulluğa
sebep olan tarafları oldu.
Yoksulluğun sebeplerini iyi analiz etmek yoksulluğa karşı yerli yerinde politikalar üretmeye
yarar ancak dert yoksulluğu yönetmek değil yok etmek olmalı. Türkiye’de özel ve kamu
olmak üzere bazı kurumlar yoksulluğu periyodik olarak ölçer.
Buna göre TÜİK’in 30 Ocak 2024 tarihinde yayımladığı yoksulluk ve yaşam koşulları
istatistiklerine göre; ülkemizde sürekli manada yoksul olanların oranı %12,3. Bir önceki yıla
göre 1, 7 puan azalmış.
Maddi ve sosyal yoksulluk adı altında verilen ve bir hanede yaşayan kişiler için; otomobil
sahipliği, ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık
tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir
et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme, evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme ve mobilyaları
eskidiğinde değiştirebilme durumunu ifade eden veriye göre, yoksulluk 2022 yılında %16,6
iken 2023 yılında %14,4 oranına geriledi.
Bu gerilemede son dönemde özellikle sigortalı yani kayıtlı olarak maaşlı ve ücretli
çalışanların gerek bağıtlanan toplu iş sözleşmeleriyle, gerek toplumsal talep üzerine
Cumhurbaşkanımız tarafından yapılan zam açıklamalarıyla yoksulluğun yönetilmesinin payı
büyük. Nitekim yine TÜİK’e göre 2023 yılı 3. çeyreğinde işgücü ödemeleri bir önceki yılın
aynı çeyreğine göre %117,2 arttı.
Gayrisafi Yurtiçi Hasılanın adaletli bölüşümü, gelirin yeniden dağıtımı politikaları, sosyal
koruma kanallarının genişletilmesi, vergi toplamada eşitlik ve vergi düzeyinde adalet
sağlanması, maddi duruma göre asgari bir gelir desteğinin sağlanması ve sendikalaşmanın,
grevlerin önündeki engellerin kaldırılması, herkese meslek edinme ve mesleki gelişime
ulaşma imkanı sağlanması, yoksulluk sorununa ciddi çözüm sağlamanın yollarındandır.
Yoksulluk oranında daha kayda değer azalmalar yaşayabilmek hepimizin beklentisi.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X