Seçmen Psikolojisi Nasıldır?
Seçim, demokratik sistemde siyasal otoritenin meşruiyetini sağlamak için seçmenin kendisini yönetecek aktörleri belirleme davranışıdır. Seçimler demokratik bir sistemin geçerlilik kazanması için temel zorunluluktur ve yöneten ile yönetileni bir araya getirmeyi, toplumu yönetecek siyasi kadronun özgür irade ile seçilebilmesini sağlar.
Seçmen ise seçim mekanizmasının merkezinde bulunan aktör olarak toplumu idare edecek siyasi kadroyu daha önce belirlenmiş yasa ve kurallar doğrultusunda iş başına getiren, oy kullanma yetisine sahip vatandaşlardır (Oy kullanma yetisi de daha önceden kurallarla belirlenir).
İleri demokrasi teorisine göre her seçmen kendi çıkarını düşünür. Biz ‘’çok akıllı insanlar olarak’’ kendi çıkarımızı çok iyi bildiğimiz ve o çıkarımızı karşılamak için en iyi tercihin hangisi olduğunu tercih edebildiğimiz düşünülür. Ancak pratikte bu böyle değildir. Seçmen haline gelince biz(insan) o kadar akıllı davranış örüntüsü sergilemiyoruz. Bunun en temel sebeplerinden birisi seçimlerin bir toplum reaksiyonu olmasının getirdiği kitle haline gelme durumudur. Bireyler kitle haline gelince başkalaşır. Tabi bu cümle en basit en temel vurgudur. Bunun üzerine günlerce tartışılabilir. Diğer temel sebeplerden biri de algıların devreye girmesidir. Algı, gerçekliği kendi çerçevemizde değerlendirmemizdir. Eğer o çerçeveyi oluşturan bileşenler gerçeklikten uzaksa algının yanıltma fonksiyonuna yakalanırız.
Diğer en temel sebeplerden birisi de duygulardır. Düşüncelerimiz muhakkak duygularımızın filtresinden geçip davranışa dönüşürler. Yani insanlar duyguları olmadan düşünemezler. Bu yüzden herhangi iki aday arasında tercih yaparken kararlarımızı duyguların çevrelediği bir şekilde yapıyoruz. Öfkeliyken farklı karar(davranış) verebiliyor, sakinken farklı karar verebiliyoruz. Karlarımızı verirken duygularımızla hareket ediyoruz.
Seçmen psikolojisini kitle psikolojisi bağlamında değerlendirmek, konuya daha doğru bir perspektifle bakmamızı sağlar. Çünkü siyasi seçim süreci toplumsal ve kollektif bir süreçtir dolayısıyla psikolojik kitleler oluşur. Psikolojik bir kitle oluşur oluşmaz geçici ancak tespit edilebilen karakteristik özellikler kazanır. Bu genel karakteristik özelliklerde, kitleyi oluşturan ve onun ruhsal yapısını değiştirebilen, genel karakteristik özellikler eklenir. Kollektif bilinç içerisinde, bireylerin zihinsel yetenekleri ve kişilikleri silikleşir. Farklı özelliklere sahip olanlar aynı özelliklere sahip olanlar arasında kaybolur ve böylece bilinçaltı nitelikler hâkim duruma gelir. Örneğin sosyal statüsü düşük bir insan ile sosyal statüsü yüksek bir insan kitle içerisinde yer aldıklarında olayları değerlendirme bakımından aynı seviyede buluşurlar.
Böylelikle kitle müdahaleye hazır duruma gelir. Siyasi propagandanın kitleyi konsolide etmek için önce besledikleri duyguları anlamak, empati yapmak, sonra da bu duyguları sıradan çağrışımlar uyandırarak değiştirmeye girişmek ve özel olarak uyandırılan duyguları her zaman sezinlemek lazımdır. Kitle içerisinde kitlenin kırmızı çizgileri(duyguları) oldukça güçlüdür. Hem de o kadar güçlüdür ki, birey şahsi menfaatini içinde bulunduğu kitlenin menfaatine kolayca feda eder. Bu fedakârlık hali aslında insanın doğasına ters olmakla birlikte ancak bir kitle içerisinde yer aldıkça ortaya çıkar.
Dolayısıyla seçmenin duyguları, algısı ve kitle psikolojisi karar vermede çok önemli faktörlerdir. Ayrıca nöropolitika çalışmaları da seçmenin tercihlerini anlayabilmek için fayda sağlayacak çalışmalardır. Bir başka yazıda seçmen psikolojisi ve davranışlarından nöropolitik değerlendirmeler ele alınacaktır. Bu yazıda temel olarak seçmen davranışından temel faktörlerden en önemlisi olduğunu düşündüğümüz dinamiklere değinilmiştir. Tabii seçmen davranışı kültürden kültüre değişen dinamikleri de içinde barındırır. Ancak kitlelerin genel davranışları tüm coğrafyalarda birbirine benzer neticeler verir ve çoğu zaman kitlenin bilinçdışı istek ve ihtiyaçlarının tercümanı olur. Ve seçilenlerin ortalaması her coğrafya için kitlenin ortalama ruhunu gösterir…
Dr. Ali Ruhan Çelik
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi
Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı
Psikoloji Ana Bilim Dalı Başkanı
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- DEPREMİN PSİKOLOJİK YANSIMALARI 22 Kasım 2023 Çarşamba